Elazığ Müftülüğü Sahipsiz Bırakılamaz!
Diyanet İşleri Başkan Eski Yardımcısı, Elazığlı hemşehrimiz Prof. Dr. Fikret Karaman, Elazığ İl Müftülüğü binasının 6 Şubat depremlerinden sonra hâlâ netlik kazanmayan durumu ile ilgili kamuoyuna dikkat çeken bir açıklama yaptı...
Diyanet İşleri Eski Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Fikret Karaman, Elazığ İl Müftülüğü binasının 6 Şubat depremlerinden sonra hl netlik kazanmayan durumu ile ilgili kamuoyuna dikkat çeken bir açıklama yaptı. Karaman, Elazığ'da yüzlerce konut ve çok sayıda kamu binası inşa edilirken, İl Müftülüğü'nün üç yıldır nerede yapılacağının tartışılıyor olmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
'GEÇİCİ MEKANLARDA HİZMET VERMESİ CİDDİ KAYNAK KAYBI'
6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden üç yıl geçtiğini hatırlatan Karaman, Türkiye genelinde yaklaşık 455 bin konut ve çok sayıda kamu binasının tamamlandığını belirterek; 'Elazığ İl Müftülüğü'nün hl geçici meknlarda hizmet vermesi ciddi bir zaman ve kaynak kaybıdır.' dedi.
Deprem sonrası önce hafif, ardından orta hasarlı raporu verilen müftülük binasının hizmet dışı kaldığını ifade eden Karaman, müftülüğün önce Dörtyol'daki Beyzade Camii müştemilatına, daha sonra ise Sürsürü Mahallesi'nde güvenilirliği tartışmalı başka bir binaya taşındığını hatırlattı.
'HEM KURUMSAL HEMDE EKONOMİK KAYIP'
Müftülüğün kısa süre içinde yapılacağı beklentisiyle gerçekleştirilen bu taşınmaların hem kurumsal hem de ekonomik kayıplara yol açtığını belirten Karaman; 'Eğer bina yeri zamanında netleşmiş olsaydı, bu harcamalar yeni binanın temel harcı olabilirdi. Bugün gelinen noktada yaşanan mağduriyet artık bir ihtiyaç değil, açık bir zarurettir.' dedi.
Prof. Dr. Karaman açıklamasında, Elazığ İl Müftülüğü için değerlendirilen arsalarla ilgili de görüşlerini paylaştı. Merhume Edibe Can tarafından bağışlanan ve yaklaşık 4 bin metrekare büyüklüğündeki arsanın, hem şehir dokusu hem de vakıf ruhu açısından en uygun yer olduğunu vurguladı.
Müftülüğün yıllardır İzzet Paşa Camii çevresinde hizmet verdiğini hatırlatan Karaman, Hac ve Umre birimleri, merkezi camiler, Diyanet Vakfı yayınevi ve lojmanların büyük bölümünün bu bölgede yer aldığını söyledi.
Bu alanın 'varoş' olarak nitelendirilmesini eleştiren Karaman, 'Bu ifade Elazığ'a haksızlıktır. Hem müftülüğün kurumsal itibarını hem de bölge halkını incitmektedir.' dedi.
'ŞEHİR DIŞI KESİNLİKLE DÜŞÜNÜLMEMELİ'
Müftülüğün şehir dışına taşınmasının doğru olmayacağını da vurgulayan Karaman, müftülüğün bir hizmet ve danışmanlık kurumu olduğunu belirtti. Vatandaşlarla iç içe olması gerektiğine dikkat çeken Karaman, şehir merkezinden uzak bir yerin hem ulaşımı zorlaştıracağını hem de hizmet kalitesini düşüreceğini ifade etti.
Karaman, 'Müftülük yönetiminin şehir dışına taşınmasının hiçbir bilimsel gerekçesi yoktur. Bu durum, hastanenin merkezde, başhekimliğin şehir dışında olması kadar anlamsızdır.' değerlendirmesinde bulundu.
'ELAZIĞ İÇİN ORTAK ÇAĞRI'
Açıklamasının sonunda yetkililere çağrıda bulunan Prof. Dr. Fikret Karaman, depremin üçüncü yıl dönümü olan 6 Şubat 2026'dan önce müftülük binasının yeri konusunda kesin karar verilmesi gerektiğini belirtti.
Karaman, başta Valilik, milletvekilleri, belediye başkanlığı, müftülük, sivil toplum kuruluşları ve basın olmak üzere tüm kesimlerin Elazığ'ın kurumsal geleceğini merkeze alarak ortak akılla hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Kaynak imknlarının mevcut olduğunu da ifade eden Karaman, ihtiyaç duyulması hlinde sürecin her aşamasında şahsen katkı sunmaya hazır olduğunu sözlerine ekledi.