Elazığ'daki Hazine Değerlendirilemiyor!
Siyaset Bilimci ve Sosyolog Ali Dursun Er, Elazığ'ın yeraltı zenginliklerine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Siyaset Bilimci ve Sosyolog Ali Dursun Er, Elazığ’ın yeraltı zenginliklerine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulunarak, ilimizin Türkiye’de maden çeşitliliği en fazla olan illerden biri olduğunu ve milyarlarca dolarlık rezervlere rağmen bu potansiyelin yeterince değerlendirilemediğini söyledi.
Elazığ’ın krom, bakır, kurşun, çinko, demir, manganez ve mermer gibi çok sayıda stratejik madene sahip olduğunu ifade eden Er, özellikle Guleman bölgesinin uzun yıllardır krom cevherinin ana merkezlerinden biri olarak bilindiğini hatırlattı. Bu madenlerin doğru planlama ve yatırımlarla Türkiye ekonomisine ve ihracatına büyük katkı sağlayabileceğini belirten Er, mevcut durumda ciddi bir fırsat kaybı yaşandığını dile getirdi.
“ÜLKENİN CARİ AÇIĞINI KAPATABİLECEK NİTELİKTE”
Ali Dursun Er, Elazığ’ın yeraltında en az 30 milyar dolarlık bakır ve diğer maden rezervlerinin bulunduğunu ifade ederek, “Bu rezervler doğru yönetilse, ülkenin cari açığını kapatabilecek nitelikte” dedi. Maden ilçesinin tarihsel olarak bakır üretimiyle öne çıktığını, Keban’ın ise gümüş ve kurşunla önemli bir madencilik mirasına sahip olduğunu vurgulayan Er, şehrin bu noktada olması gereken yerden çok uzak olduğunu kaydetti.
“MADEN ÇIKARMA FAALİYETLERİNDE CİDDİ SORUN VAR”
Madencilikte yeterli jeolojik araştırmaların yapılmadığını ve modern teknolojilerle yeni rezerv keşiflerinin ihmal edildiğini söyleyen Er, mevcut çıkarma faaliyetlerinde de ciddi sorunlar yaşandığını belirtti. Son dönemde Maden ilçesinde hafriyat dökümü nedeniyle artan heyelan riskine dikkat çeken Er, geçmiş yıllarda yaşanan göçükler ve iş kazalarının da sistemsel eksikliklerin sonucu olduğunu ifade etti.
Bazı şirketlerin plansız faaliyetlerinin çevre felaketlerine yol açtığını ve halkı mağdur ettiğini belirten Er, bu durumun sadece Elazığ’ın değil, tüm Türkiye’nin kaybı olduğunu söyledi.
“İSTİHDAMI ARTIRAN BİR SEKTÖR”
Madencilik sektörünün doğru yönetildiği takdirde istihdamı artıracağını, bölgeler arası kalkınmaya katkı sağlayacağını ve ekonomiye ciddi bir ivme kazandıracağını belirten Er, kısa vadeli kazançlar uğruna uzun vadeli planların ihmal edildiğini dile getirdi. Çalışma koşullarının yetersiz olduğunu, toplu iş sözleşmelerinin tartışmalı hale geldiğini ve çevre koruma önlemlerinin çoğu zaman kağıt üzerinde kaldığını söyledi.
“AR-GE YATIRIMLARI ARTIRILMALI”
Elazığ’ın Avrupa standartlarında madencilik yapabilecek potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Ali Dursun Er, yeni rezerv keşifleri için AR-GE yatırımlarının artırılması gerektiğini ifade etti. Hükümet, yerel yönetimler ve özel sektörün el ele vermesi gerektiğini belirten Er, çevreci teknolojilerle üretim yapılmasının ve işçi güvenliğinin öncelik haline getirilmesinin şart olduğunu söyledi.
“ELAZIĞ'IN MADENLERİ UYUIYAN BİR DEV”
“Elazığ’ın madenleri uyuyan bir dev” diyen Er, gerekli adımlar atılmadığı takdirde bu büyük zenginliğin toprak altında kalacağını ve ileride herkesin ‘keşke’ demek zorunda kalacağını ifade etti. Er, Elazığ’ı ve madenlerini hak ettiği noktaya taşımanın sadece şehir için değil, Türkiye’nin geleceği açısından da zorunluluk olduğunu belirtti.