Tuğrul Selmanoğlun'dan Elazığ Yeni Haber'e Özel Röportaj

"Almanları Susturan Türk" olarak tarihe geçen hemşehrimiz, Aktivist Tuğrul Selmanoğlu, Genel Yayın Yönetmenimiz Batuhan Kemal Aydın'ın sorularını cevaplandırdı.

Tuğrul Selmanoğlun'dan Elazığ Yeni Haber'e Özel Röportaj Röportaj

"Almanları Susturan Türk" olarak tarihe geçen hemşehrimiz, Aktivist Tuğrul Selmanoğlu, elazigyenihaber.com Genel Yayın Yönetmenimiz Batuhan Kemal Aydın'ın sorularını cevaplandırdı. Selmanoğlu ile yapılan özel röportaj'da Almanya'da yaşanan o günü ve daha bir çok konuda sorulan soruları cevaplandırdı.  

Elazığ Yeni Haber; Öncelikle ilimize hoşgeldiniz. Klasik olarak her röportajda katılımcı hakkında bilgiler almak isteriz. Biraz sizi tanıyabilir miyiz Tuğrul Selmanoğlu kimdir, ne yapar dersek kendinizi nasıl ifade edersiniz?

Tuğrul Selmanoğlu; “ Aslında bu bağlamda benim şahsımın bir önemi yok. Yani neticede bu vatan için mücadele eden on binlerce milyonlarca insan var. Benim sosyal medya takipçilerimin çokluğundan dolayı yaptıklarım zaman zaman gündem oluyor ama gerçekten bu vatan için dünya kadar canını,  kanını, malını esirgemeyen insan var hem geçmişimizde hem de bugünümüzde. Aslında benim insanların kafasında şahsımla alakalı bir şey canlanmasını istemem. Çünkü öyle bir şeyin peşinde olsam ona göre yapardım sosyal medyadaki paylaşımlarımı. Herkese yaranacak şekilde hiç siyasi olmadan tarafsız bir şekilde ortadan konuşurdum. Birçok sosyal medya fenomeninin yaptığı gibi yapardım. Benim asıl insanların kafalarında canlanmasını istediğim şey davamızdır. Biz tarihi bir dönüm noktasındayız. Bugün içinde yaşadığımız için farkında değiliz ama Allah’ın izniyle şu badireleri bir atlatalım şöyle bir 30-40 yıl sonra dönüp ardımıza baktığımızda vay be ne günler geçirmişiz diyeceğiz. Tabiri caiz ise Çanakkale Savaşında savaşan erlerde belki o savaşın büyüklüğünün farkında değillerdi. Sonradan dönülüp bakıldığında atlatılan badirenin büyüklüğü anlaşıldı. Veya kendimizden yola çıkarsak 15 Temmuz’da aslında yaptığımızın büyüklüğünü o gece fark etmedik küçük bir kalkışmayı bastırıyoruz zannettik veya ufak bir darbe girişimine karşı direniyoruz zannettik fakat ülkemizi işgalden kurtardık. Evet 30 yıl sonrada bugüne dönüp baktığımızda bir bağımsızlık savaşı verdiğimizi dünyanın dengesini yeniden kurduğumuzun farkına varacağız.”

Elazığ Yeni Haber; Almanlara karşı ciddi bir mücadele verdiğiniz bir televizyon programı vardı. Buna tüm dünya şahit oldu. Gerek devlet yöneticilerimizden, gerekse de sosyal medyadan ciddi boyutta olumlu tepkiler aldığınız bu programdaki yaşananları birde sizden dinlemek isteriz. O programdaki atmosferi bizlere anlatabilir misiniz?

Tuğrul Selmanoğlu; “Oradaki mücadele Alman medyasıydı, Alman siyasetiydi. Alman halkının bize büyük kin ve düşmanlığı yok ama Almanya’da medya siyonistlerin elinde ve bunu birçok kişi bilmez. Mesela X diye bir basın kuruluşu vardır. Bunun kurucusu ben siyonistim demiştir. Başındaki Ceo’su ben Yahudi olmayan bir siyonist’im diye demeçler verir ve tamamen İsrail'in çıkarlarına hizmet eder. Dünya siyonizmi bugün Türkiye'yi, Sultan Abdülhamit’i hedef tahtasına oturttuğu gibi şu anda ise  Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef tahtasına  oturtmuştur. Bu amaca hizmet etmek Alman medyasının görevidir. Zaman zaman halkı yanlış yönlendirecek yayınlar yapıyorlar ve Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, Dışişleri Bakanımıza hakaretler içeren yayınlar yapıyorlar. Yaptıkları açık oturumlardan en büyüğü  “Maischberger” diye bir program. Bu açık oturuma davet edildim. Bu açık oturumlarda her zaman bir tezgah vardır. Türkiye aleyhtarı 3-4 tane karşıt görüşlü insan vardır. Bir tane de Türk’ü çağırırlar sonra o katılan kişiler Türk katılımcıyı araya alır tabiri caizse laflarıyla tokatlar söz hakkı bile vermezler. Programın öncesinde, sonrasında türlü türlü oyunlar oynanır ve bunlar seyirciye yansımaz. Bu olanlardan sonra Türkiye’ye karşı bir galibiyet kazanmış gibi bir duyguya girerler. Benim davet edildiğimde ilk düşüncem katılmayıp bu tezgaha düşmemekti. Sonra düşündüm ben gitmezsem bunlar başka birini bulup onu çıkaracaklar ve kötü emellerine alet edecekler. Daha sonra düşündüm ve bu durumu sosyal medya üzerinden takipçilerimle istişare yaptım.  Büyük çoğunluk katılmam için destek verdi ve dua edenler oldu. Stüdyoya ilk gittiğimde oyun makyajla başlıyor. Kasten agresif göstermek için örneğin kaşları koyu kalın boyuyor, barbar Türk izlenimi vermek için. Daha sonra tüm stüdyo ışıklarını sizi terletmek için üzerinize çeviriyorlar. Ve siz konuşurken kamera zoom yapacak sizin terlediğinizi gösterecek, Türk’ü sorularımızla terlettik falan diyecek ve benim gittiğim programda iki bakan, milletvekili, Türkiye’de  kırmızı bültenle aranan terör suçlusu militan ve Türkiye’de tutuklu bulunan bir gazetecinin kız arkadaşı aynı zamanda kendisi de gazeteci olan böyle bir ekip vardı karşımda. Program başladı ve sağdan soldan ithamlar gelmeye başladı hepsine cevap vermeye çalışıyorum. Zor oldu ama Allah güç kuvvet verdi, çünkü biz haklıyız. Bizim kimsenin toprağında gözümüz yok.  Biz on binlerce kilometre ötelerden gelip Ortadoğu’da petrol için kan revan haline getirmiyoruz. Avrupa’dan, Amerika’dan, Rusya’dan gelip İsraillilerin yaptığı gibi Filistinlilerin elinden topraklarını almıyoruz. Biz kendi topraklarımızda huzur içinde komşularımızla barış içinde yaşamanın peşindeyiz. Millet olarak bize emanet olan Ümmeti Muhammedin huzur ve barış içinde yaşamasının teminatını sağlamak istiyoruz. Bizim ne Amerika’nın toprağında ne Avrupa’nın toprağında gözümüz var. Ama onlar bu meseleyi kendi yaptıkları haksızlıkları görmüyorlar. Bizim kendimizi savunmak için yaptığımız icraatleri de kötü gösteriyorlar”

Elazığ Yeni Haber; Peki Almanya’da son seçimin üzerinden çok zaman geçti ve hala hükümet kurulamadı bu konu hakkındaki yorumlarınız nelerdir?

Tuğrul Selmanoğlu; “Katıldığım program seçimden önceydi orada yapmış olduğum bir açıklama vardı. Sizin Türkiye karşıtlığınız eninde sonunda ırkçılara yarayacak, ırkçı partilere yarayacak ve bu partiler sizin başınıza bela olacak. Gerçekten de öyle oldu seçimlerde ırkçılar büyük bir çıkış yaptı %13’e yakın bir oy aldılar ki, Almanya’da bugüne kadar olmamış bir durumdur. Nazi partileri bugüne kadar böyle bir oy almamıştı. Bunun sebebi Türkiye karşıtlığı ve İslam karşıtlığıdır. Seçmeni bu şekilde ırkçı partinin kucağına itti ve şu durumda da kimse bu ırkçı partiyle koalisyon kurmak istemiyor. Daha büyük koalisyonu kurmaya çalıştılar, Alman Merkez Sağ Partisiyle (Muhafazakar Almanlar) Almanya’nın CHP’si hükmündeki Sosyal Demokrat Parti (SDP) ile koalisyon kurmaya çalıştılar yani ülkemizdeki AK Parti ile CHP’nin koalisyon kurması gibi zor bir olay. Şu anda sistem kilitlenmiş durumda bizlerde bu durumu zevkle izliyoruz”

Elazığ Yeni Haber; Ülkemizde hain bir Fetö darbe teşebbüsü yaşandı. Halen daha bazı noktalarda sorunlar yaşıyoruz. 15 Temmuz gecesi ülkemizde yaşananları biliyoruz ve bu bağlamda siz o gece yurtdışında yaşayan bir vatansever olarak ne yaptınız, neler yaşadınız.

Tuğrul Selmanoğlu; “15 Temmuz’da ben ilk önce köprünün tutulduğu haberini aldığımda Almanya’nın Stuttgart kentinde bir gençlik lokalindeydim. Haberi aldığımda köprü tutulmuş terör ihtimali var dediler. İşin açıkçası ben birkaç hafta önce Fetö’nün son çaresi darbe olabilir diye Facebook da bir yazı yazmıştım. Ama kendim bile inanmak istemiyordum böyle bir şeye kalkışabileceklerine. Bende köprünün ilk halini gördüğümde bir terör saldırısı var köprüye bomba falan koydular diye düşündüm. Sonrasında Başbakanımız Binali Yıldırım bu bir kalkışma deyince hemen harekete geçtik ve çevremizdeki arkadaşları sosyal medya üzerinden Stuttgart’taki ki Türk konsolosluğunun önüne çağırdık. Büyük bir kalabalık vardı. İnsanlarımız bu duruma büyük hassasiyet gösterdi. Beş bine yakın insan vardı ki,  Almanya’da 50 - 100 kişiyi bile bir araya getirmek zordur. Ben bir konuşma yaptım ve o konuşma esnasında bir genç yanıma geldi ben sela okumak istiyorum dedi. Türkiye’de daha selalar okunmadan kimsenin aklında yokken böyle bir durum oluştu ve Allah’ın bir hikmeti olduğuna inanıyorum. Çünkü o gece herkes nerde ne yapacağını biliyordu. Çünkü Allah’ın bu milletle planları var. Ben ona eminim. Bu millet yeniden ümmetin başına geçecek ve bu ülke bu vatan mutlaka savunulmalıydı. Bizlerde elimizden geleni orada yaptık içimizdeki garip duygularla. Vatandaşımızın orada tankların önüne geçtiğini görüp keşke orada olsaydık dedik. Sonrasında Türkiye’ye gelmenin yollarını aradık fakat havaalanları kapalıydı. Bir gün sonrasında açıldı ve ben 16 Temmuz’da hemen İstanbul’a gittim”

Elazığ Yeni Haber; Gerek içerde gerekse de sınır ötesindeki güvenliğimizi korumak amacıyla Devletimizin öncülüğünde,  Türk Silahlı Kuvvetlerimizin yaptığı harekatlar var. El-bab, Cerablus ve şu an Afrin harekatı gerçekleştiriliyor. Bu temizlik harekatlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tuğrul Selmanoğlu; “Biz herhangi bir devlet değiliz. Tabiri caiz ise dünyanın merkezini savunuyoruz. Dünyada ki mazlumların umut bağladığı, zalimlerin göz diktiği, bir coğrafyada yaşıyoruz. Bu vatan her zaman dış mihraklar tarafından işgal girişimleriyle türlü türlü terör örgütleriyle mücadele ediyor. Bu terör örgütleri üst akılın taşeronu fetö ve pkk.. O üst akılda siyonizmdir. Siyonizm Türkiye’yi yok etmek isteyen bu coğrafyadan silmek isteyen güçtür. Bununla her şekilde mücadele etmek zorundayız. Biz bu bayrağın dalgalanmasını Kandili vurarak da, Afrin’i vurarak da, sağlamak zorundayız. Yarın gerekirse Şam’ı da vurarak dalgalandırmak zorundayız. Bir bayrak milletinden aldığı cesaretle dalgalanır. Irak’ta görevli bir komutan şöyle demiş; ABD bizi işgal ettiğinde en rüzgarlı günlerde bile bizim bayrağımız dalgalanmadı. En rüzgarlı günlerde dahi bizim bayrağımız boynunu büktü. Biz Ayyıldız’ımızın boynu bükülmesin diye bu harekatları yapmak zorundayız. Canımızı vermek,  malımızı vermek zorundayız. Bu durumlardan gocunan varsa şikayetçi olan varsa başka yere gitsin. Türk olmanın bu coğrafyada yaşamanın bedeli budur. Ve bizler bu bedeli seve seve ödüyoruz ödemeye de devam edeceğiz”

Elazığ Yeni Haber; Sayın Selmanoğlu son olarak neler söylemek istersiniz? Kendi memleketiniz olan Elazığ’la ilgili duygu ve düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Tuğrul Selmanoğlu; “Elhamdülillah Elazığlıyım. Çocukluğumda herkes plajlara giderdi biz Elazığ’a gelirdik. Şüşnaz’da patos vururduk, nohut toplardık. Elazığ da geçti çocukluğum, bu toprakların yeri bende başkadır. Tabi ki geçtiğimiz yıllarda iş yoğunluğundan çok sık gelemedim. Ancak birkaç yılda bir gelebildim. Bu süreçte Elazığ’da çok güzel değişimler olmuş. Gerek hükümetin yapmış olduğu icraatlar, gerekse de belediyecilik anlamında yapılanlar Elazığ’ın çehresini değiştirdiğine şahit oldum. Mesela Kültür Parkı gezdik gerçekten Elazığ’a yakışır bir tesis.. Ancak her yerde olduğu gibi Elazığ’da da çeşitli sorunlar var. İnsanların çeşitli şikayetleri var, bu gayet normal bir durumdur. Önemli olan bu şikayetleri karşılıklı diyalog içerisinde bir ve beraberce çözebilmektir. Bu şehrin iç huzuru çok önemli çünkü Elazığ gerçekten sadece Türkiye’ye değil, Ortadoğuya da örnek teşkil edecek bir yapıya sahip. Elazığ’da; Kürdü, Türk’ü, Zaza’sı, Alevi’si, Sünni’si  hep birlikte yaşar uzun zamandır da aralarında sıkıntı olmamıştır. Hoşgörü içinde yaşar giderler. Bu iç huzurun bozulmaması lazım. Elazığ’da ki Kürt’de vatanseverdir,  Zazası’da vatanseverdir, Türk’de vatan severdir.  Bu vatan için canını verir. Şöyle bir şey gördüm adam Kürttür, Zazadır ve ülkücülük yapar. Vatanı için bayrağı için canını ortaya koyar. Bunu Türkiye’nin başka bir coğrafyasında da göremezsiniz. Bu Elazığ’a özgü bir şeydir. Ve bunun bozulmaması korunması gerekmektedir. Bunun içinde Elazığ’ın iç huzurunun yerinde olması gerekir. Geçenlerde birisi dedi ki Elazığ’da devlet kurumunda, belediyede işe girmek için Palulu olmak gerekiyor. Ama bu durum halkın arasında bir dedikodu gibi gözüküyor. Şu anda Kültür Parktayız ve buranın işletme müdürü Çorumlu,  Palulu değil mesela.  Ama insanlarda böyle bir intiba varsa bir şeyler bu duruma yol açmış. Bu sorunu da en iyi çözecek olan yine sorunun muhataplarıdır, siyasetçilerdir, belediyelerdir.  Belediyenin de bu durumu çözerek  Elazığ’ın iç huzurunun düzelmesine katkıda bulunması gerekir. En azından ben böyle düşünüyorum. Ben Elazığ Yeni Haber vasıtasıyla tüm hemşehrilerime selam ve saygılarımı sunuyorum. Bana bu fırsatı tanıdığınız içinde elazigyenihaber.com ailesine çok teşekkür ediyorum”

------

Bu röportajın tüm telif hakları www.elazigyenihaber.com internet sitesine aittir. Paylaşım yapılırken kaynak belirtilmesi gerekmektedir.

 

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

GÜNCEL GALERİLER

GÜNCEL VİDEOLAR

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

Haber Scripti: Medya İnternet | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom