Prof. Dr. Açık: Kadına Şiddet Asla Kabul Edilemez

Elazığ İş Kadınları Derneği Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, '25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü' dolayısıyla bir mesaj yayımlayarak, 'Toplumun tüm kesimleri olarak, aynı duyarlılığı ve aynı kararlılığı gösterip, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin son bulması için emek verelim, gönüllerimizi birleştirelim sevgi dolu bir dünyayı hep birlikte inşa edelim' değerlendirmesinde bulundu.

TAKİP ET

Prof. Dr. Yasemin Açık, kadına şiddetin önlenmesine yönelik çalışmaların arzu edilen sonuçları vermediği gibi kadın erkek arasında fırsat eşitsizliğinin derinleştiği pandemi döneminde kadına yönelik şiddetin daha da arttığına dikkat çekerek; Ülkemizdeki yasal düzenlemeler ve yıllardır devam eden toplumsal duyarlılık oluşturma ve bilinçlendirme çalışmalarına rağmen kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin önlenmesi mümkün olmamıştır. Bu süreçte özellikle Covid-19 pandemisi yaşanırken aile içi şiddetin daha da arttığı görülmüştür. Sosyal yaşam ile çalışma yaşamının evden yürütüldüğü bu süreçte kadınların yaşadığı zorluklar ve uğradığı şiddet daha da artmıştır.” dedi.

Toplumsal yaşamın farklı alanlarında, hem özel yaşamda hem de çalışma yaşamında meydana gelen kadına yönelik şiddetin önlenebilmesi için daha güçlü caydırıcı mekanizmaların harekete geçirilmesi, konuya ilişkin emek veren kesimlerin iş birliği ve güç birliği oluşturarak ortak hareket etmesinin gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Yasemin Açık,”Bir çok olağanüstü durum ve felaket yaşadığımız, dolayısıyla birbirimize her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz 2020 yılının ilk 10 ayında 335 kadın cinayeti işlendiği bilinmektedir. Bu rakamların yüksekliği gerçekleştirilen toplumsal duyarlılık çalışmalarının ve uygulamadaki yasal düzenlemelerin çözüm getirmediğini ortaya koymaktadır. Covit-19 Pandemisinin ve yörede yaşanan 24 Ocak depreminin olumsuz etkilerine en çok maruz kalan kadınların, şiddete ve cinayetlere kurban gitmesi, kabul edilemez bir durumdur. Kadına yönelik şiddetin hiçbir geleneksel ya da toplumsal meşruiyeti olamaz..Hayatın yarısını oluşturan kadınları ötekileştiren, yok sayan, küçük düşüren, değersizleştiren her türlü şiddetin karşısında çok daha güçlü bir irade ile durulmasının gerekliliği kabul edilmesi gereken bir gerçektir. Kamuda ilgili bakanlık, kurum ve kuruluşlar ile sivil toplum organizasyonlarının çok acil bir eylem planı oluşturarak harekete geçmesi bir duyarlılıktan öte bir zorunluluk haline gelmiştir.

Toplumsal sorunluluğu bulunan her kesimin gönül birliği ve el birliğiyle önlenebilir bir sosyal sorun olan kadına yönelik şiddetin son bulması için daha ağır yasal düzenlemelerin ve daha etkin toplumsal çalışmalarının hayata geçirilmesine ihtiyaç vardır. Geç kaldığımız her gün yüzlerce kadın şiddete maruz kalmakta her ay onlarca kadın cinayete uğrayarak hayatını kaybetmektedir. Kaybettiğimiz her can bir insan, bir anne, bir kardeş veya bir eş olarak bu hayatın güzelliğinin kaynağıdır.

Kadınların mutlu olmadığı, geleceğe umutla bakmadığı bir toplumsal yapının güçlü olması, sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi mümkün değildir. Güçlü kadın güçlü toplumsal yapının teminatıdır.

Toplumun tüm kesimleri olarak, aynı duyarlılığı ve aynı kararlılığı gösterip, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin son bulması için emek verelim, gönüllerimizi birleştirelim; sevgi dolu bir dünyayı hep birlikte inşa edelim. Unutmayalım, kadına şiddet bir insan hakkı ihlali ve insanlığa yapılmış en büyük ihanettir.” açıklamasını yaptı.

Bakmadan Geçme